Zeytin ve Liman Esintisinin Şarkısı

Deniz Kıyısındaki Küçük Dost

Mavi denizin kıyısında, martıların neşeyle şarkı söylediği şirin bir kasaba varmış. Bu kasabanın sokakları desenli taşlarla süslüymüş. Zeytin adında, tüyleri gece kadar siyah bir kedi burada yaşarmış. Zeytin’in tüyleri güneşin altında bir ayna gibi pırıl pırıl parlarmış. Boynunda ise kırmızı renkli, çok havalı bir bandanası varmış.

Zeytin çok hızlı hareket eden bir kediymiş. Koşmaya başladığında insanlar onu sadece siyah bir gölge sanırmış. O, kasabanın her köşesini, her gizli geçidini çok iyi bilirmiş. Sabahları güneş doğarken uyanır ve patilerini dikkatle temizlermiş. Sonra limandaki teknelerin arasından geçerek güne başlarmış. Kasaba halkı bu sevimli dostu çok severmiş.

Zeytin genellikle kendi başına vakit geçirmeyi tercih edermiş. Ama bazen oyun oynamak için bir arkadaş ararmış. O sabah da her zamanki gibi neşeliymiş. Kuyruğunu dikmiş ve kendine bir macera aramaya koyulmuş. Denizden gelen iyot kokusu burnuna dolarken gülümsemiş. Bugünün diğer günlerden farklı olacağını içten içe hissetmiş.

Çitin Üstündeki Neşeli Oyun

Zeytin, mahallenin tonton köpeği Leno’yu çok severmiş. Leno, biraz ağır hareket eden ama çok nazik bir köpekmiş. O sabah Leno, bir ağacın gölgesinde derin bir uykuya dalmış. Zeytin yavaşça bahçe çitinin üzerine tırmanmış. Orada bir heykel gibi durup Leno’yu izlemiş. Birden muzip bir fikir aklına gelmiş.

Zeytin, “Miyav! Yakalayamazsın ki beni!” diye seslenmiş. Leno bir anda yerinden sıçramış ve uykulu gözlerle etrafa bakmış. “Hav! Bu sefer seni kesin yakalayacağım!” demiş. Zeytin bir sağa, bir sola kıvrakça zıplamış. Ağaçların etrafında fırıl fırıl dönerek Leno’yu şaşırtmış. İkisi de bu kovalamacadan çok keyif alıyormuş.

Leno en sonunda kendi etrafında dönmekten yorulmuş. Kendi kuyruğunu yakalamaya çalışırken başı hafifçe dönmüş. Zeytin çitin tepesine oturup patisiyle ağzını kapatarak gülmüş. Belki de biraz mola verme vaktim gelmiştir diye düşünmüş kendi kendine. Arkadaşına veda edip limanın yolunu tutmuş. Karnı iyice acıkmaya başlamış.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Aradia'nın Işıkları Leyla ve Zıpır'ın Maceraları

Limanın Sesi ve Gümüş Kanatlar

Limanın girişine geldiğinde Balıkçı Hasan Amca’yı görmüş. Hasan Amca, teknesindeki ağları büyük bir sabırla topluyormuş. Kovanın içi taze ve gümüş rengi balıklarla doluymuş. Yaşlı adam, ağır kovayı taşımak için derin bir nefes almış. O sırada hafif bir rüzgâr esmiş. Sahildeki yaşlı çınar ağacı bilgece bir nefes alır gibi hışırdamış.

Zeytin, limandaki her sesin bir anlamı olduğunu bilirmiş. Dalgaların kıyıya vuruşunu ve rüzgârın sesini sessizce dinlemiş. Sanki deniz ona birazdan bir şey olacağını fısıldıyormuş. Tam o anda gökyüzünden bir martı hızla süzülmüş. Martının gözü Hasan Amca’nın kovasındaki en iri balıktaymış. Hasan Amca ise arkası dönük olduğu için martıyı görmüyormuş.

Zeytin bir yay gibi gerilip tüm dikkatini toplamış. Martı tam dalışa geçtiğinde Zeytin havaya doğru muhteşem bir sıçrayış yapmış. Havada martıya doğru sertçe “Pist!” diye bağırmış. Martı korkuyla kanat çırparak gökyüzüne doğru kaçmış. Hasan Amca olan biteni şaşkınlıkla izlemiş. Zeytin, balıkları büyük bir başarıyla korumayı başarmış.

Paylaşmanın Getirdiği Huzur

Hasan Amca gülümseyerek Zeytin’in yanına gelmiş. “Vay benim kara aslanım, teşekkür ederim!” diyerek başını okşamış. Ödül olarak kovadaki en büyük ve lezzetli balığı ona vermiş. Zeytin balığı ağzına almış ve gururla sokağına dönmüş. Yolda giderken ağacın altında hala dinlenen Leno’yu görmüş. Leno’nun karnının gurultusunu uzaktan duyabilmiş.

Zeytin durup elindeki balığa uzun uzun bakmış. Tek başına yemek yerine bu lezzeti paylaşmak istemiş. Balığı yavaşça Leno’nun önüne bırakmış ve geri çekilmiş. “Barışalım mı dostum? Bu ikimiz için,” demiş. Leno çok şaşırmış ve sevgiyle kuyruğunu sallamış. O öğleden sonra iki dost, balığı neşeyle paylaşarak yemişler.

Zeytin o gün kalbinin sesini dinlemenin önemini anlamış. Sadece kendi karnını doyurmak değil, başkasına yardım etmek onu mutlu etmiş. Artık kasabanın sadece hızlı kedisi değil, aynı zamanda en güvenilir dostuymuş. Kalpler birbirine ısındığında, en küçük lokma bile büyük bir ziyafete dönüşürmüş. Ay ışığı denize düşerken, tüm canlılar huzurlu bir uykuya dalmış.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Mavi'nin Yıldızlı Gece Masalları

Yıldızlar gökyüzünde ışıldar, sevgi dolu kalpler her zaman doğru yolu bulur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu